HİSSELİ TAPUYA İLİŞKİN YARGITAY KARARLARI

Mehmet Özcan

Kilimcinin Kör Oğlu.
Yönetici
Kurucu Üye
Katılım
17 Eki 2019
Mesajlar
1,159
Tepkime puanı
6
Konum
Kocaeli
Web sitesi
www.korfezemlak.com
Hisseli Tapuya Dönüştürme
6. HD., Esas. 2010/12408 Karar. 2011/1723 Tarih. 21.2.2011

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi davasına dair karar temyiz edilmeksizin 17/2/2009 tarihinde kesinleşmesi üzerine, hüküm kanun yararına Cumhuriyet Savcılığınca temyiz edilmiştir.

Elbirliği mülkiyetinin hisseli tapuya çevrilmesine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda yerel mahkemece verilen ve Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle dosyadaki tüm evraklar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesine karar verilirken HUMK.’nun 388/son maddesi gereğince hüküm fıkrasında her bir paydaşa isabet eden payların ayrı ayrı gösterilmesi zorunlu olup mahkemece veraset ilamına atıfla yetinilmesi doğru olmadığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Adalet Bakanlığının gösterdiği lüzum üzerine kanun yararına bozma isteğinin kabulü gerekmiştir.

Hisseli Tapunun Haczi
6. HD., Esas. 2007/8010 Karar. 2007/10124 Tarih. 1.10.2007

Davacı, borçlu davalılardan Mustafa hakkında alacağın tahsili için icra takibi yapmış, kesinleşen takip sonucu, borçlu davalının Kayseri ili, Melihgazi ilçesi, 3 No’lu parselde bulunan ½ hiseli tapu üzerine haciz konulmuştur. Davacı, icra tetkik merciinden İ.İ.K. 121.maddesine göre almış olduğu yetkiye göre taşınmazın ortaklığının giderilmesini istemiştir. Davalılar, duruşmalara katılmamış, savunmada bulunmamışlardır. Borçlu ortağın, borcundan dolayı,

Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Linkleri görebilmek için Üye Girişi yapın veya ücretsiz olarak Kayıt Olun

karar verilmesi için dava konusu taşınmazın elbirliği halinde mülkiyete konu olması gerekir.

Dava konusu edilen ve satışına karar verilen taşınmazda borçlu paydaş Mustafa’nün ½ hisseli payının bulunduğu, payın elbirliği mülkiyetine tabi olmayıp paylı mülkiyet hükümlerine tabi olduğu son gelen tapu kayıtlarından anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı alacaklı borçlu paydaşın bu payını bağımsız olarak haciz ettirip sattırma olanağına sahip olduğundan davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

Sulh Hakiminin Yetkisi
14. HD., Esas 2015/18941 Karar 2017/9667 Tarih 25.12.2017

Mahkemece, 5831 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kadastro Kanununa eklenen ek 3. madde ile elbirliği mülkiyetinin hisseli tapuya dönüştürülmesi konusunda tapu sicil müdürlüğünün görevlendirildiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de bu hüküm 4721 sayılı TMK’nın 644. maddesini yürürlükten kaldırmamıştır. Anılan madde ile, “bir mirasçı, terekeye dahil malların tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi isteminde bulunduğu takdirde sulh hakimi, diğer mirasçılara çağrıda bulunarak belirleyeceği süre içinde varsa itirazlarını bildirmeye davet eder. Elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmediği veya mirasçılardan biri belirlenen süre içinde paylaşma davası açmadığı takdirde, istem konusu mal üzerindeki elbirliği mülkiyetinin hisseli tapuya dönüştürülmesine karar verilir” hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla, davacının dava konusu edilen taşınmazın elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesini dava yoluyla istemesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır.

Davetiye
6. HD., Esas 2012/18306 Karar. 2013/1925 Tarih 7.2.2013

Uyuşmazlık, elbirliği mülkiyetinin hisseli tapuya dönüştürülmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, istem gibi karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Türk Medeni Kanunu’nun 644.maddesine dayalı elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi davalarında davalılara gönderilen dava dilekçesi içeren duruşma gününü bildirir davetiyelerde “..belirlenen süre içinde elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmediği veya paylaşma davası açılmadığı takdirde istem konusu mal üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verileceğine..” dair ihtarın bulunması gerekir. Davalılara gönderilen ve Türk Medeni Kanunu’nun 644. maddesindeki bu ihtarı içermeyen tebligatlar geçersizdir. Bu durumda mahkemece, davalılara yukarıda belirtilen ihtarı içeren dava dilekçesi içeren duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

Tapu Sicil Müdürlüğünün Yetkisi
6. HD., Esas. 2013/1127 Karar 2013/2923 Tarih. 21.2.2013

5831 Sayılı Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına dair, 27.01.2009 tarihli resmi gazetede yayınlanan kanunun ek 3.maddesinde, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi isteminin, Tapu Sicil Müdürü’ne yapılabileceği hükme bağlanmış ve taraflara dava yolu dışında başka bir seçenek sunulmuştur. Bu yasa, TMK.nun 644.maddesini yürürlükten kaldıran bir yasa değişikliği değildir. Bu durumda, davacıların TMK.nun 644.maddesi gereğince seçimlik haklarını kullanarak dava açmaları ve hisseli tapuya dönüştürme talebinde bulunmalarında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığından, mahkemece TMK 644/2.maddesinde açıklanan şerhi taşıyan meşruhatlı davetiyelerin taraflara gönderilerek işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.

Hisseli Tapuda Habersiz Satış
14. HD., Esas 2018/3591 Karar. 2019/990 Tarih 6.2.2019

Paylı mülkiyete tabi taşınmazlarda inşa edilen bina arzın tamamlayıcı parçasıdır. Kural olarak bina, üzerinde bulunduğu ana gayrimenkule tabidir. Paylı mülkiyet rejimine tabi taşınmazda tüm paydaşlar arasında payları karşılığı kullanımlarına bırakılan kesimleri belirleyen ve geçerliliği tartışılamayacak bir anlaşma bulunduğu ileri sürülmediği sürece taşınmaz üzerindeki yapılarda da paydaşların tamamının taşınmazdaki payları oranında mülkiyet hakları bulunduğunun kabulü zorunludur. Hal böyle olunca da elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkin bu tür davalarda, davalı taşınmazların tüm kayıt maliklerinin davada davalı olarak yer alması zorunludur. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerekir.

Saklı Paylar
1. HD., Esas. 2015/10611 Karar. 2018/12498 Tarih. 19.09.2018

Somut olayda, davalılardan K7 ve K8 tercih hakkını para olarak, diğer davalılar K4, K5 ve K6 ise ayın olarak kullanmak istediklerini belirtmişler, mahkemece vasiyete konu taşınmazlar yönünden ayın vermeyi tercih eden davalılara davacının saklı payına isabet eden (1/20) 34.021,70 TL tenkis bedelinin ödenmesine, davalıların her birinin arsa payı olan 3/20’den 1/5 pay=5/20 pay kesilerek davacı K2’e verilmesi sureti ile tapu sicil müdürlüğünce hisseli tapular da esas ve dikkate alınıp denkleştirme yapılmasına şeklinde hüküm kurulmuştur.

Mahkemece, davacının saklı payı dışında kalan miktarın bedelinin davalılara nakden ödenmesi ve ayın vermeyi kabul eden davalılar K4, K5 ve K6’ün payı yönünden davacı adına tescil kararı verilmesi gerekirken, ayın vermeyi tercih eden davalılar yönünden hem davacı hem de davalılar adına paylı tapu oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru değildir.